Binalara Ait Arsalar Üzerinden Amortisman Ayrılabilir mi?-Vergivizyon
İçinde barınmak veya başka amaçlarla kullanmak üzere dayanıklı malzemelerden inşa edilen, kapalı ve genellikle çok bölmeli yapılara bina adı verilir

Giriş
İçinde barınmak veya başka amaçlarla kullanmak üzere dayanıklı malzemelerden inşa edilen, kapalı ve genellikle çok bölmeli yapılara bina adı verilir. Binalar, işletmeler tarafından, iş bakımından muamelelerin bilfiil toplandığı ve idare edildiği bir iş merkezi olarak veyahut işletmelerin ticari değeri olan emtialarını muhafaza edebilmek maksadıyla farklı amaçlara yönelik kullanılabilmektedir. Ticari hayatın önemli bir argümanı olan binalar, işletmece inşa edilerek veya satın alınarak aktif hesaba alınabileceği gibi kiralama yolu da tercih edilebilmektedir.

Binalar hesabı, tek düzen hesap planı içerisinde yer alan ve 1 Seri No’lu Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliğinde işletmenin her türlü binalarının ve bunların ayrılmaz parçalarının izlendiği hesap olarak tanımlanmıştır. Bu açıklamadan da anlaşılacağı üzere binaları oluşturan bütünleyici parçalar da bağlı oldukları binalar hesabında izlenecek olup farklı bir hesap kullanılmayacaktır.

213 sayılı V.U.K Amortisman Mevzuu başlıklı 313. maddesinde; işletmede 1 yıldan fazla kullanılan ve yıpranmaya, aşınmaya veya kıymetten düşmeye maruz bulunan gayrimenkullerle 269. madde gereğince gayrimenkul gibi değerlenen iktisadi kıymetlerin, alet, edavat, mefruşat, demirbaş ve sinema filmlerinin birinci kısmındaki esaslara göre tespit edilen değerinin bu kanun hükümlerine göre yok edilmesi amortisman mevzuunu teşkil eder şeklinde tanımlama yaparak amortisman konusuna açıklık getirmiştir. Mezkur kanun hükümlerine göre işletmelerin 252 no’lu muhasebe hesabında aktifleştirilen binalar, bir duran varlık olarak yıpranmaya, aşınmaya tabi olduğundan amortisman yoluyla giderleştirilecek, tek dönemde gider yazılamayacaklardır.

Yazımızda, işletme tarafından inşa edilerek aktif hesaba alınan binaları, maliyet değerlemesi ve amortisman mevzuu çerçevesinde ele alacağız.

İşletme Tarafından İnşa Ettirilen Binaların Maliyet Değerlemesi ve Amortisman Mevzuu

213 sayılı Vergi Usul Kanununun değerlemeye ait hükümler başlıklı üçüncü kısmında maliyet bedeli, “iktisadi bir kıymetin iktisap edilmesi veyahut değerinin artırılması münasebetiyle yapılan ödemelerle bunlara müteferri bilumum giderlerin toplamı” şeklinde tanımlanmış, 269. Maddede ise iktisadi işletmeye dahil olan gayrimenkullerin ve mütemmim cüzüleri ve teferruatının maliyet bedeli esas alınarak değerleneceği hüküm altına alınmıştır. Açıklanan mevzuat hükümlerinden de anlaşılacağı üzere işletme tarafından inşa ettirilen binaların, yapım aşamasında oluşan giderleri maliyet bedelini oluşturacak olup 1 Seri No’lu Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliği uyarınca inşa aşaması tamamlanıp işletmenin aktif hesaplarına girdiği döneme kadar yapılmakta olan yatırımlar hesabında izlenecektir. Keza yapılmakta olan yatırımlar hesabı ilgili tebliğide; “işletmelerde yapımı süren ve tamamlandığında ilgili maddi duran varlık hesabına aktarılacak olan, her türlü madde ve malzeme ile işçilik ve genel giderlerle ilgili harcamaların izlendiği hesaptır” şeklinde açıklanmıştır.

Örnek: A işletmesi 01.05.2015 tarihinde aktifine kayıtlı olan bir arsasının üzerine depo olarak kullanmak üzere işletmeye ait bir bina yapmaya karar veriyor. 01.06.2015 tarihinde inşaat firmasına 80.000 TL hak ediş bedeli veriyor.( KDV % 18 hariç) 10.03.2016 tarihinde inşaat firmasına 200.000 TL hak ediş bedeli veriyor. (KDV % 18 hari). 01.04.2016 tarihinde yapılan bina inşaat firmasından teslim alınıyor.

Mad. No AÇIKLAMA BORÇ ALACAK
1 ………………………………01.06.2015………………………………..
258 Yapılmakta Olan Yatırımlar Hesabı          80.000
191 İndirilecek KDV Hesabı                                 14.400

100 Kasa Hesabı                                                               94.400
İnşaat için hak ediş ödenmesi

2 ………………………………10.03.2016………………………………..
258 Yapılmakta Olan Yatırımlar Hesabı 200.000
191 İndirilecek KDV Hesabı                         36.000
100 Kasa Hesabı                                                                  236.000
İnşaat için hak ediş ödenmesi

3 ………………………………01.04.2016………………………………..
252 Binalar Hesabı                280.000
258 Yapılmakta Olan Yatırımlar Hesabı           280.000
Binanaın teslim alınması
………………………………………………………………………………….

Örnekte görüldüğü gibi yapılmakta olan yatırımlar hesabı kullanılarak izlenen inşaat giderleri yatırım tamamlandıktan sonra 252 No’lu hesapta aktifleştirilerek duran varlık hesabına alınmaktadır. Makalemizin giriş bölümünde bahsedildiği üzere, işletmede 1 yıldan fazla kullanılan ve yıpranmaya, aşınmaya veya kıymetten düşmeye maruz bulunan gayrimenkullerle 269. madde gereğince gayrimenkul gibi değerlenen iktisadi kıymetler amortisman ayrılarak giderleştirilmelidirler. Mezkur kanun metninden de anlaşılacağı üzere bir sabit kıymete amortisman ayırabilmek için o sabit kıymetin;

• İşletmede bir yıldan fazla kullanılması
• Envantere dahil Olması
• Sabit kıymetin belirli bir tutarın üzerinde olması
• Yıpranma, aşınma veya kıymetten düşmeye maruz bulunması gerekli koşullardır.

Yukarıdaki açıklamalar çerçevesinde işletmede 1 yıldan fazla kullanılmayan, envantere kayıt edilmemiş, yıpranma, aşınma veya kıymetten düşmeye maruz kalmayan iktisadi kıymetlere amortisman ayrılması mümkün bulunmamaktadır. Ayrıca 213 sayılı V.U.K madde 314’de boş arazi ve boş arsalarında amortismana tabi olmadığı hüküm altına alınmakla birlikte tarım işletmelerinde vücuda getirilen meyvalık, dutluk, fındıklık, zeytinlik ve güllüklerle incir bahçeleri ve bağlar gibi tarım tesisleri ile işletmede inşa edilmiş olan her nev’i yollar ve hakların amortismana tabi tutulacağını belirtmiştir. Boş arsa ve araziler, amortisman ayırılmasında ki temel mantık olan yıpranma, aşınma veya kıymetten düşmeye maruz kalmadığından kanun koyucu tarafından amortisman uygulamasının dışında tutulmuştur.
Binaların arsa ya da arazi olmadan yapılması söz konusu olamayacağı için bu iki varlık mantık olarak birbirini tamamlayan birleştirici unsurlar olarak görülmektedir. Ancak duruma muhasebe mantığı ve vergi mevzuatı çerçevesinde bakacak olursak arsa ve binalar her ne kadar bağımlı gibi görünseler dahi birbirinden farklı olarak değerlendirilmesi gereken ayrılabilir varlıklardır. Arsa veya arazi sınırsız bir ömre sahip olması hasebiyle yıpranma, aşınma ve değerden düşmeye maruz kalmamasına karşın binaların sınırlı bir ömrü vardır ve maliye bakanlığı tarafından açıklanan nispetler dahilinde amortisman uygulamasına tabidir. Ayrıca Vergi Usul Kanunu’nun 314. Maddesinde de açıklandığı üzere arsa ve araziler üzerine inşa edilmiş tarımsal nitelikteki meyvalık, dutluk, fındıklık gibi tarım tesisleri ile işletmede inşa edilen yollar inşa edildikleri arsa payından bağımsız olarak değerlendirilip amortismana tabidirler. Bu durumda arsa ya da arazi üzerine inşa edelin binalarda da aynı hukuki hususun geçerli olması gerekmektedir

Türk Medeni Kanunu 684. Maddesinin 2. fıkrası bütünleyici parçayı; yerel âdetlere göre asıl şeyin temel unsuru olan ve o şey yok edilmedikçe, zarara uğratılmadıkça veya yapısı değiştirilmedikçe ondan ayrılmasına olanak bulunmayan parça olarak tanımlamıştır. Bu anlamda bir arazi veyahut arsa üzerinde bina, ağaç vs. bütünleyici parça var ise bunlar Medeni Kanunun 684. maddesi gereğince arsa-arazinin bütünleyici parçası sayılırlar. Dolayısıyla arsa yada arazi üzerine inşa edilen binalar aktife alınırken bina inşaatinde kullanılan demir, çimento vb inşaat malzemeleri binanın bütünleyici parçasını oluşturması hasebiyle yapı maliyeti içinde değerlendirilmeli, arsa veya arazi değeri binanın maliyetine eklenmeden 250 numaralı bilanço hesabı olan Arazi ve Arsalar hesabında izlenmeye devam edilmelidir. Örneğin işletme sahibi 1.000.000 TL’ye alıp aktifleştirdiği 10 dönüm arsasına 200.000 TL maliyetle 150 metrekare depo yaptığını düşünelim. Bu durumda mükellef 250-Binalar hesabını 200.000 tl olarak aktifleştirip bu tutar dahilinde amortisman ayırarak giderleştirmelidir. Yaptığı 200.000 TL maliyetli depoyu arsa bedeli+ depo maliyeti şeklinde 1.200.000 TL olarak aktifleştirdiğini düşündüğümüz de oluşacak durum hem mantıkdışıdır hem de mükellefin amortisman giderini fazla göstererek ticari matrahını aşındırmasına fırsat verecektir.

Sonuç

Ticari kazancın tespitinde önemli gider kalemlerinden birisi olan amortisman giderlerinin doğru olarak hesaplanıp hesaplanmadığı vergi incelemelerinde önem arz etmekte ve üzerinden amortisman hesaplanacak olan sabit kıymetin matrah ve nispetleri doğru olarak tespit edilip sonuç hesaplarına aktarılması gerekmektedir. Üzerine bina dikilen arsa ve arazilerin hiçbir şekilde aşınmaya, yıpranmaya ve kıymetten düşmeye maruz kalmadığından dolayı amortismana tabi tutulamayacakları V.U.K hükümlerinden açıkça anlaşılmaktadır. Bu anlamda binalar hesabına ait amortisman matrahından arazi bedeli çıkarılarak kalan matrah üzerinden amortisman hesaplanmalıdır. Sonuç olarak binalar hesabında aktifleştirilen tutarlara arsa payı dahil edilerek amortisman hesaplanması kanunun lafzına ters düşmektedir.

vergivizyon.net

Kaynak: http://www.vergivizyon.net/binalara-ait-arsalar-uzerinden-amortisman-ayrilabilir-mi/?fb_ref=Default


Bu İçeriğe Tepki Ver (en fazla 3 tepki)

Facebook Yorumları



Disqus Yorumları